Mithat Erefe; "Bir Çocuk İçin Yaşamını Feda Etti!"

Mithat Erefe, şair, yazar, sendikacı ve sporcu, Karşıyaka camiasının “Mito’su”, Kaf Sin Kaf’ın “80. Yıl” marşını yazan mert adam…

Kaf Sin Kaf sevdalısı, denize delicesine tutkulu bir Karşıyakalı, hem de saf kan Karşıyakalı dediğimiz cinsinden…

Son nefesini verdiği ana kadar Karşıyaka’yı iliklerine kadar yaşayan soyadı gibi efe yürekli adam “Mithat Cemal Erefe”, Ata ve Cihadiye çiftinin ilk çocuğu olarak 7 Mayıs 1942’de Karşıyaka’da dünyaya geldi… İlkokulu ve ortaokulu Karşıyaka’da, daha sonra Akşam Ticaret Lisesini, ardından Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulunu bitirdi…

Bir dönem Nato tesislerinde çalıştı, işçi haklarını korumak için yaptığı mücadele ile silinmeyecek izler bıraktı, Petrol-İş sendikası yönetimlerindeki çalışmaları ile sendikanın unutulmazları arasında yerini aldı.

Aralık 1968’de İnci Erefe ile yaşamını birleştirdi, 1971’de şimdi İstanbul Özyeğin Üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yapan ve gözümün nuru dediği biricik kızı Oya’sı dünyaya geldi.

Kaf Sin Kaf’ta yıllarca sporcu ve yönetici olarak hizmet etti, KSK'de amatör olarak futbol oynayıp, kaptanlık pazubandını koluna taktı…

Mithat Erefe yelken şubesine başkan oldu

Yaşamının tamamını Karşıyaka ve Kaf Sin Kaf ‘la geçiren bu “Koca Kurt’un”, yelken şubesine ve yelkencilere olan aşkı bir başkaydı.

Lisanslı bir yelken sporcusuydu Erefe, özellikle Dragon yarışlarına katılır hünerlerini sergilerdi.

Genç sporcular ve çocuklarla çok iyi anlaşan, onların gelişmesi için mücadele eden ve üzerlerine toz kondurmayan Mithat Erefe, Kaf Sin Kaf’ın geleceğinin alt yapıdan geçtiğini ısrarla savundu, futbolcusu, basketbolcusu, voleybolcusu ve “Vira Bismillah” diyerek denize uğurladığı sporcuların hepsinin alt yapıdan yetişmesini arzu ederdi.

Karşıyaka Spor Kulübü’nün sevilen Yelken Şube başkanları arasına adını yazdıran ve yüzlerce yelkenci yetiştiren Mithat Erefe, 1987’de Beden Terbiyesi İzmir Yelken İl Temsilcisi olarak da görev yaptı.

Erefe kendine nakledilecek böbreği on yaşındaki çocuğa verdi

Dur durak bilmeden geçirdiği yoğun ve stresli günler Mithat Erefe’yi yorgun düşürmüştü, 2004 yılının ilk günleri kutlanıyordu ülkede, Karşıyakalıların Mitosu ise yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliği ile tanıştı bu yılda…

Artık, Karşıyakalıların Erefe’si her gün diyaliz makinasına bağlanmaya başlamıştı, böbreğinin değiştirilmesine karar vermişti doktorları, 2007 yılının eylül ayında kendisini yaşama bağlayacak olan müjdeli haber geldi hastaneden… Erefe’nin dört gözle beklediği uygun dokudaki böbrek bulunmuştu, artık iş sadece böbrek nakline kalmıştı…

Pılısını pırtısını topladı böbrek nakli için heyecanla hastaneye koştu, ancak hastanede kendisi gibi böbrek nakli bekleyen on yaşında bir çocuğun olduğunu öğrendi…

Çocuklara karşı çok büyük sevgisi olduğu bilinen Erefe, küçük çocuğun hastalığına çok üzülmüştü, kendi hastalığını bir yana bıraktı. Doktoruna, “ben 65 yaşına gelmişim, hayatın birçok güzelliğini yaşamışım, tabi ki daha yaşamak istiyorum. Ancak o yavru henüz hiçbir şey yaşamadı bu çocuğun önünde uzun yıllar var”, diyerek böbreğin çocuğa nakledilmesini sağladı.

Mithat Erefe, bu fedakâr davranışıyla birçok insanın cesaret edemeyeceği akıl almaz bir insanlık dersi vermişti herkese… 

Pembe yanaklı adam aramızdan ayrıldı

Kaf Sin Kaf’ın 80. Yıl Marşını yazan, yelken dünyasının büyük ismi, pembe yanaklı adam, o tarihten sonra 3 yıl daha amansız hastalığa direndi. Ancak 10 Ocak 2010’da fenalaşarak hastaneye kaldırıldı, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı, 68 yaşında yaşama veda etti ve Soğukkuyu’daki aile mezarlığına defnedildi. Işıklar yol arkadaşın olsun, “Şair” ruhlu mert adam…

 

İNCİ EREFE

Mithat Erefe, yaseminleri çok severdi!

 “Erkete” adlı şiirini Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e okuyan Karşıyaka’nın yetiştirdiği milli şair Rıfat Ahmet Moralı’nın kızı İnci Erefe’nin eşi ile ilgili bir anısı: 

Şair ruhlu, Karşıyaka sevdalısı Mithat Erefe ile 40 yılı aşan beraberliğimizde, çok keyifli ama bir o kadar da sağlık sorunları ile uğraştığımız günlerimiz oldu…

Mithat Bey, kızımız Oya’nın üzerine titrerdi, fedakâr ve sevgi dolu bir babaydı, doğum günlerinde, evlenme yıldönümlerinde, bayramlarda kısaca özel günlerde bir demet kırmızı gül veya karanfil getirmeyi hiç ihmal etmezdi…

Tabi ki çok önemsediği özel günlerde böylesine güzel kutlamalar bizlere de iyi geliyordu. 

Ayrıca yaseminleri çok severdi, hatta hasta olduğu günlerde yorucu geçen diyaliz seanslarından dönüşlerinde mutfağımız yasemin koksun diye komşumuzun bahçesinden sarkan yaseminlerden küçük bir demet yaparak getirirdi.

Şartlar ne olursa olsun dolu dolu bir yaşam sürdü Mithat Bey, onu her zaman özlem ve saygıyla anıyorum.

Karşıyaka sevdasını mısralarında yaşatan, Yeşil-Kırmızıya yaşamını adayan vefa adamı Mithat Erefe’nin Karşıyaka yelken şubesine yazdığı şiir:

“Her zaman en önde ayaktayız biz

Geçtiğimiz yerlerden silinmez iz

Büyüsün leventler, küçülsün deniz

Deryada çınlasın Kaf Kaf’ın sesi

Yaşasın Kaf Sin Kaf Yelken Şubesi

 

Vız gelir dalgalar fırtına bize

Nice rakibi getirdik dize

Bağlıyız sevgiyle, şevkle denize

Dinleyin işte bu Kaf Kaf’ın sesi

Yaşasın Kaf Sin Kaf Yelken Şubesi”

 

2005-2006 sezonunda Kaf Sin Kaf’ta işler kötü gidiyordu Mithat Erefe o günler içinde bir şiir yazdı:

“Gürül, gürül akarken, suyu bitti pınarın

Tek yaprağı kalmadı, yüz senelik çınarın.

 

Hemen çözülsün artık, boynumuzdaki kement

Sabah Coşkun başkandı, öğleden sonra Levent.

 

Laf bizde çok çok fazla, yüksekten atıyoruz

Koskoca kulüp bitti, az kaldı batıyoruz.

 

Bir yılda altı hoca, üç yönetim eskittik

Kararınca gündüzler, genel kurula gittik.

 

Baştan bozuktu hesap, sizde mağdur oldunuz

Üç beş tüyümüz vardı, onu da siz yoldunuz.”