İlk Şeker Fabrikamız Alpullu!..

Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde şekerin ülke içinde üretilmesi konusunda bazı girişimler gerçekleşmiş ama bu girişimler sonuçsuz kalmıştı...

93 Harbi, Trablusgarp, Balkan Savaşları, Birinci Dünya Savaşı İmparatorluğun soluğunu kesmiş, düşmanlarla boğuşulan bu dönemde şeker sanayisi konusunda sağlıklı ve ciddi adımlar atılamamıştı...

İlk kez İstiklâl Savaşı sonrasında Lozan Görüşmelerinin kesintiye uğradığı bir zamanda İzmir'de düzenlenen Birinci Türkiye İktisat Kongresi'nde şeker sanayiini ilgilendiren bir karar alınmıştır. Şeker Sanayiinin önünü açacak gelişmeler ise Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması sonrasında olacaktı...

Gazi Mustafa Kemal Paşa şunları söylemekteydi bu dönemde:

"Yeni Türkiye Devleti temellerini süngü ile değil, süngünün dahi dayandığı iktisadiyat ile kuracaktır(...) Biz bu milleti bugünkü şeklinden daha yüksek mertebelere çıkarmakla mükellef adamlarız. Bu yükseliş yalnız meydan muharebelerinde kazandığımız şereflerle olamaz. Bu, buna kâfî değil. Asıl yükseliş iktisat sahasında olacak. (...) Türkler, devlet kurucusu oldukları kadar yurt yapıcısıdırlar."

Mustafa Kemal Atatürk, başka bir konuşmasında ekonomi ile ilgili olarak şunları söylemiştir:

“(…) Bundan sonra pek önemli zaferlere kavuşacağız. Fakat bu zaferler süngü zaferleri değil, iktisat ve ilim zaferleri olacaktır. Ordumuzun şimdiye kadar elde ettiği zaferler memleketimizi hakiki kurtuluşa sevk etmiş sayılmaz. Bu zaferler ancak ilerideki zaferimiz için kıymetli bir temel hazırlamıştır. Askeri zaferlerimizle gururlu olmayalım, yeni ilim ve iktisat zaferlerine hazırlanalım. (…) Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, iktisadi zaferlerle taçlandırılmazlarsa meydana gelen zaferler kalıcı olamaz, az zamanda söner. Bu itibarla en kuvvetli ve parlak zaferlerimizin dahi temin edebileceği faydalı sonuçları tespit için iktisadiyatımızın ve iktisadi egemenliğimizin sağlanması, kuvvetlendirilmesi ve genişletilmesi lâzımdır. (…) Yeni Türkiye Devleti bir iktisat devleti olacaktır.”

"CUMHURİYET'İN İLK HEYKEL-İ İKTİSADÎSİ"

Türkiye’de şeker sanayisini kurma girişimlerine ulusal karakterini veren Cumhuriyet rejimi olmuştur. Bu yüzdendir ki Şevket Süreya Aydemir’in Kadro’daki bir ifadesinde belirttiği gibi Türkiye’de şeker sanayisinin tarihi Cumhuriyetin tarihi ile başlamıştır.

Cumhuriyetle uçurumun kenarında duran yıkık bir ülkeden Cemal Süreya'nın bir dizesinde "Cumhuriyet'in ilk günleri gibiydi yüzün" diye tarif edeceği bir döneme geçilecekti... Yokluğun terk edilmişliğin kimsesizliğin zamanları geride kalmış Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesi olmaya başlamıştı... Her fabrika birer kaleydi…

Alpullu Şeker Fabrikası Şeref Defteri'nin bir yerinde Eski Harfli Türkçe olarak (imzasını kimin attığını belirleyemediğim) şu yazılıydı: "Cumhuriyet'in İlk Heykel-i İktisadîsi"…

ALPULLU ŞEKER FABRİKASI KURULUYOR

Bugün Kırklareli İlimizin Babaeski İlçesinde bulunan Alpullu Şeker Fabrikası, İstanbul ve Trakya Şeker Fabrikaları Türk Anonim Şirketi tarafından kurulmuştur. Şirket, 5

Nisan 1341 (1925) tarihli ve 601 sayılı Şeker Kânûnu’nun Büyük Millet Meclisince kabulünün ardından hükümet ileri gelenlerinden aldıkları direktif ile harekete geçmiştir. 21 Haziran 1925 tarihinde çıkan bir kararname ile de resmen kurulmuştur.

İstanbul ve Trakya Şeker Fabrikaları Türk A. Ş. kurucuları o zamanki Edirne Meb’usu Faik (Kaltakkıran), Edirne Meb’usu Mühendis Hüseyin Rıfkı (Ardaman), Tekirdağ Meb’usu Cemil (Uybadın), Tekirdağ Meb’usu Faik (Öztrak), Çatalca Meb’usu Mehmed Şakir (Kesebir), Ertuğrul Meb’usu İbrahim (Çolak), Tütün Tüccarından Hacı Ahmed zâde Salim Nuri, Tüccardan Ahmed Rüşdü zâde Mehmet Hayri (İpar), Kereste Tüccarından Ali, Tüccardan Nuri zâde Fabrikatör Burhaneddin, Tüccardan Yolageldilizâde Kasım Beylerdir. Ayrıca Uzunköprü’den Latif Ağa’nın ve Fuat Umay’ın hissedarlar arasında yer aldığı yazılmıştır. Ayrıca Lüleburgaz’lı Şevket Ödül de zikredilmektedir. Şirketin kurucuları ya Trakyalıdır, ya da bir suretle Trakya ile ilgilenmiş ve şeker davasını benimsemiş kişilerden oluşmuştur.

Uşak Şeker Fabrikası’nın temeli atıldıktan 46 gün sonra, 22 Aralık 1925 Salı günü Ergene Nehrinin kenarında, İstanbul, Edirne, Babaeski, Kırklareli hatlarının birleştiği Alpullu İstasyonunun hemen yanında, Alpullu Şeker Fabrikası’nın temeli atılmış ve inşaatına başlanmıştır. Alpullu Şeker Fabrikası’nın montaj işi 11 ay içerisinde bitirilmiştir.

1926 yılının sonbaharında 26 Kasım 1926 tarihinde Alpullu Şeker Fabrikası'nın resmi küşadı (resmi açılış töreni) gerçekleşecektir...

Alpullu Şeker Fabrikası’nın açılış törenini bildirmek için Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya ve İsmet Paşa’ya bir telgraf gönderilmiştir. Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa bu telgrafa karşılık olarak şu cevabı göndermiştir:

“İlk Şeker fabrikasının resmi küşâdı münasebetiyle hakkımda izhar buyrulan samimi hissiyata teşekkür ve vatanın iktisadi inkişafına masruf mesâ’îde muvaffakıyetler temenni ederim efendim.”

Başbakan İsmet Paşa’nın verdiği cevap ise şöyledir:

“İlk şeker fabrikasının küşâdına muvaffakıyetinizi hararetle tebrik ederim. Yüksek sanayi-i ziraiyenin numunesi olan hamle-i mesâ’înizin tekessür ve memleketin her tarafına tevessü etmesini temenni ederim efendim.”

İLK MİLLİ ŞEKER MAHSÜLÜMÜZ

GAZİ MUSTAFA KEMAL VE İSMET PAŞALARA TAKDİM EDİLİYOR

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk şeker fabrikası olan Alpullu ilk şeker mahsulünü 16 Kasım 1926 günü çıkartmıştı...

İstanbul ve Trakya Şeker Fabrikaları Türk A. Ş. Hey’eti Gazi Mustafa Kemal Paşa ve İsmet Paşa’ya Alpullu Şeker Fabrikası tarafından üretilen şekerlerden kutular içinde sunmuşlardır. Vakit Gazetesi 24 Kânunuevvel (Aralık) 1926 yılında bu olayı şu şekilde haber yapmıştır:

“Şeker Fabrikası Hey’eti, Gazi Hazretleriyle İsmet Paşa’ya, zarif kutular içinde şeker takdim ettiler. Trakya Fabrikası Hey’eti Reisicumhur Gazi Hazretlerini ve İsmet Paşa’yı ziyaretle suret-i mahsûsada zarif kutular içinde bulunan Fabrika şekerinden takdim

etmişlerdir. Hey’et, Dâhiliye ve Ticaret Vekillerimizle, Çatalca Mebusu Şakir, Kütahya Mebusu Nuri Beylerden mürekkeptir.”

REİS-İ CUMHUR GAZİ MUSTAFA KEMAL PAŞA HAZRETLERİ ALPULLU’DA

Atatürk, çıkmış olduğu Trakya gezisi sırasında 20 Aralık 1930 tarihinde Alpullu Şeker Fabrikası’nı da ziyaret etmiştir. Gazi Paşa, 19 Aralık 1930 Cumartesi günü saat 21.15’te Dolmabahçe Sarayından çıkarak otomobille Sirkeci istasyonuna gelmiştir Saat 21.35’te trenle halkın tezahüratı arasında beraberinde kardeşi Makbule Hanımefendi, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Afet İnan, Kütahya Milletvekili Recep Peker, Bolu Milletvekili Salih Bozok, Tahran elçisi, Ordu Müfettişi Sait Ali Paşa, Başyaver Rusuhi Bey, Hususi Kalem Müdürü Tevfik Bıyıklıoğlu, Muhafız Gücü Komutanı İsmail Hakkı (Tekçe), İçişleri Bakanlığı Özel Kalem Müdürü, Kolordu Kumandanı Şükrü Naili (Gökberk), Sinop Milletvekili Recep Zühtü (İnan), Rize Milletvekili Hasan Cavit, Gaziantep Milletvekili Kılıç Ali, Edirne Milletvekili Şakir Kesebir, Hasan Hayri (Tan), Zeki Mesut Aslan, Milli Eğitimden Hasan Âli (Yücel), İstanbul Liman Şirketi Müdürü Hamdi (Ahmet Hamdi Başar), Halk Fırkası Umumi Kâtibi Ziya (Gehver Etili), Sağlık Müşteşarı Hüsamettin, Anadolu Ajansından Kemalettin (Kamu-Şair), Maliye Müfettişi Nedim, Şifre Müdürü Suat, fotoğrafçısı Muzaffer, sinemacı Kemal Beyler ile Mustafa Kemal Paşa’nın yakın çevresinden gazeteci-yazar Ruşen Eşref’te Trakya’ya hareket etmişlerdir.

Cumhuriyet Gazetesinin 21 Kânunuevvel (Aralık) 1930 tarihli, “Gazi Hz.nin Trakya Seyahati” haberinde bu geziyle ilgili şu bilgiler verilmektedir:

“Reisicumhur Hz. bütün hat güzergâhında coşkun tezahüratla karşılanmışlardır. Alpullu Şeker Fabrikasını ziyaret ettikten sonra Kırklareli’ni teşrif buyurmuşlardır. Reisicumhur Hz. bu sabah saat altıda Alpullu’ya muvasalat buyurmuşlardır. Sirkeci İstasyonundan itibaren İstanbul halkı, Bakırköy ve Yeşilköy’ü geçinceye kadar tren güzergâhında pencerelerden mendil sallayarak, istasyonlarda kesif kalabalıklar “Yaşa Gazi” diye bağırarak Reisicumhur Hz.’ni selametlemişler ve alkışlamışlardır.Bütün istasyonlarda yağmurlu ve soğuk havaya rağmen Büyük kurtarıcının yüzünü görmek için uzak köylerden gelmiş kadın, erkek yüzlere Trakyalı gece yarılarına kadar bekleşiyorlardı. Gazi Hz. Çatalca’da trenden inerek ve bazı yerlerde vagonlarının penceresinden halk ile konuşmuşlar, senelerden beri kendilerine müştak ve mütehassir olan bu vatandaşların muhabbetkâr tezahürlerine mukabele buyurmuşlardır.

Muratlı’da Tekirdağ Valisi, belediye reisi ve mebus Faik Beyle Kumandan Sami Paşa, Alpullu’da sabık İktisat Vekili Şakir, Kırklareli ve Edirne mebusları Fuat, Şevket ve Faik Beyler, Vali ve belediye reisi gelerek Reisicumhur Hz.’ni selamlamışlardır. Gazi Hz. Alpullu Şeker Fabrikasını gezerek nasıl işlendiğini görmüşler, fabrikanın vaziyet ve istihsal kudreti bakımından izahat almışlardır.”

Atatürk, 20 Aralık 1930’da Cumartesi sabahı saat 06.00’da Alpullu’ya gelmiştir. Atatürk’ün Alpullu’ya gelişini Ahmet Hamdi Başar yıllar sonra,“Ertesi sabah Alpullu Şeker köyündeydi.” diye yazmıştır.

Şahap Ege, Atatürk’ün geç saatlere kadar ilgililerden pancar ziraatı ve şeker sanayisi hakkında bilgi aldığını geceyi trende geçirdiğini ve saat 10.00’da fabrika önünde duran vagonundan çıktığını, üzerinde spor bir elbisenin bulunduğunu, fabrikanın önündeki giriş

yerine geniş bir merdiven yapıldığını Atatürk’ün buraya geldiğinde, O’nu fabrika Müdürü Gutherz’in Almanca uzun bir konuşma ile karşıladığını ve bilgi verdiğini söylemiştir. Ege, o sırada Atatürk’ü karşılayanlar ve çok yakınında bulunanlar arasında yer almıştır.

Atatürk’ü Alpullu’da eski İktisat Bakanlarından ve Alpullu Şeker Fabrikası’nın da kurucularından olan Edirne Milletvekili Şakir (Kesebir), Kırklareli Milletvekillerinden Dr. Fuat (Umay), Şevket (Ödül) ve diğer yetkililer karşılamışlardır. Ayrıca çevre köy ve kasabalarından gelmiş kalabalık bir halk topluluğu da bulunmuştur. Atatürk Alpullu’da yaklaşık beşbuçuk saat kalmıştır. Alpullu Şeker Fabrikası’nı gezerek yetkililerden bilgi almıştır.

Fabrikaya büyük bir ilgi gösteren Atatürk, Alpullu Şeker Fabrikası’nı gezdikten sonra Fabrika hakkındaki izlenimlerini, Alpullu Şeker Fabrikası’nın bugün Atatürk Müzesi de denilen “Ergene Köşkü”nde bulunan “Anı Şeref Defteri”ne şu şekilde yazmıştır;

“Alpullu Şeker Fabrikasını gezdim. Gördüğüm vaziyetten çok memnun kaldım. Müessesenin daha tevessü etmesini ve şimdiye kadar olduğundan fazla muvaffak olmasını dilerim. Memleketimizin her müsait mıntıkasında şeker fabrikalarının çoğalması ve bu suretle memleketin şeker ihtiyacının temini mühim hedeflerimiz arasında tanınmalıdır.”

*

Cumhuriyet’in ilk ekonomik kurumlarından olan Alpullu Şeker Fabrikası, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk şeker üretiminin yapıldığı fabrika olmasından dolayı çok büyük bir önem taşımaktadır.

Alpullu Şeker Fabrikası kurulduğu bölgeye sadece iktisadi açıdan olumlu etki yapmamış, sosyal ve kültürel hayatın gelişimini ve modern bir hayatın oluşumunu da sağlamıştır. Aslan Tufan Yazman, Alpullu Şeker Fabrikası’nın: elektriği, sineması, hastanesi, okulu, spor teşkilatı, hamamları ve duş salonları hatta itfaiyesiyle o çevrenin tam anlamıyla bir medeniyet eseri olduğunu belirterek sosyal ve kültürel hayata katkılarını anlatmıştır. Alpullu Şeker Fabrikası günümüzde de Cumhuriyetin kazanımlarından biri olarak hizmettedir ve umarım hizmete devam edecektir.