Gazcı Erol Kaf Sin Kaf Uğruna Canını Hiçe Saydı!

Hepimizin yaşamında ve tarihinde satırların kifayetsiz, ifadelerin yetersiz kaldığı zamanlar ve sözcüklere dökemediğimiz kahramanlarımız vardır… Onlar için çok şey söylemek isteriz, sözler boğazımızda düğümlenir söyleyemeyiz… Nutkumuz tutulur,  gözlerimiz dolar, duygu seline kapılırız… 

Kaf Sin Kaf’ımızın onurlu tarihine damgasını vurmuş, kimliğinden, asaletinden asla ödün vermemiş, ömrünü yeşil-kırmızı renklerin sevdasını feda etmiş bir onur abidesinden bahsediyorum…

1934’de Nezihe Hanım’ın ve Muzaffer Bey’in çocuğu olarak Kaf Sin Kaf’ın Kurucu Başkanı Kadızade Zühtü Bey gibi Karşıyaka’nın Alaybeyinde doğdu... Tabiri caizse Karşıyaka’nın bağrından yetişti... Karşıyaka Spor Kulübü’nün bir dönemine damgasını vurdu… İşte O kahraman Erol Özışıkçılar, namı diğer Gazcı Erol’dur... 53 yıllık yaşamına sadece Karşıyaka, Kaf Sin Kaf, ailesi ile ilgili çok özel ve çok güzel şeyler sığdırdı... 

Karşıyaka Erkek Lisesinden diplomasını aldıktan sonra, döneminin en önemli okullarından birisi olan, “İstanbul Gazetecilik Yüksek Okulunu” bitirdi ama gazeteci olmadı, nedense istemedi o mesleği…

Babasının mesleği nedeniyle Karşıyakalıların ona yakıştırdığı isim Gazcı Erol’du... O sadece Karşıyaka’nın fiyakalı bir delikanlısı, futbolcusu, başkanı değil, canını verecek kadar, kan kusup kızılcık şerbeti içtim diyecek kadar hırçın mı hırçın bir Kaf Sin Kaf sevdalısıydı... Mangal yürekliydi, fanatikti, yerinde durmayan cinsindendi, yeşil-kırmızılı formayı sırtına geçirip sahaya çıktığında gözünü kırpmadan kafasını tekmeye uzatan, yönetimlerin her kademesinde hiç çekinmeden mevki makam gözetmeden görev yapan, yeşil-kırmızı renklerin gerçek bir neferiydi...

Her zaman kendi doğrularına inandı, yaşamı boyunca kimseye boyun eğmedi, değerlerinden ödün vermedi. Karşıyaka’sı ve en büyük sevdası Kaf Sin Kaf’ı yüzünden yaşamadığı şey, başına gelmeyen bela kalmadı…

Bir gün, hocası Adnan Süvari’nin yorucu antrenmanından çıktıktan sonra, duşunu aldı, her zaman yaptığı gibi kafasını dağıtmak için Karşıyaka Çarşısına gezmeye gitti Gazcı Erol… Vitrinlere bakan dünyalar güzeli, alımlı mı alımlı bir Karşıyakalıya gördü, görür görmez vuruldu ona… Bu güzel Karşıyaka kızı Burçin Hanım’a ilk görüşte sevdalandı… Ferhat misali Şirin, Gazcının gönlüne düşmüştü bir kere, bırakır mı hiç… Günlerce peşinden koştu Burçin Hanımın… Sonunda Ferhat tutsak olduğu, rüyalarının kraliçesi Şirin’ine kavuştu…

Burçin Hanımla yaşantısının en mutlu günlerini yaşayan Gazcı Erol’un, oğulları Alp ve şimdilerin bıçkın avukatı Muzaffer’in aileye katılmaları ile artık keyfine diyecek yoktu…

1950’lilerde Karşıyaka’nın genç takımında başladığı futbola, 1962’de ağlayarak veda etti Gazcı…

Futbola veda etmişti etmesine ama Kaf Sin Kaf’ından kopması mümkün müydü?  1 Haziran 1964’te İbrahim Kaya Başkanlığındaki KSK yönetiminin bir ferdi olarak yöneticiliğe merhaba dedi… 

Daha sonra Kaf Sin Kaf’ın değişik yönetimlerinde umumi kaptan, futbol şube başkanı olarak görev yaptı… Ali Ulvi Kiremitçiler’in başkan olduğu 1969-1970 sezonunun sonunda destan yazarak şampiyon olan takımın yöneticilerinin arasında yer aldı…

Gazcı Erol Kaf Sin Kaf’a Başkan Oluyor!..

Yıllarını Kulübün cefasını çekerek geçiren Gazcı Erol, 09 Haziran 1981’de kutsal bayrağı Pertev Molay’dan devralarak Kaf Sin Kaf’a Başkan oldu… Karşıyaka Spor Kulübü tarihinde ilk kez Eskrim Şubesi onun başkanlığı zamanında kuruldu… Erol Özışıkçılar’ın, başkanlık serüveni 06.02.1984’te sona erdi…

Başkanlığı süresince akla hayale gelmeyecek sıkıntılara Kaf Sin Kaf’ına olan sevdası ve yeşil-kırmızıya olan tutkusu nedeniyle katlanan, varını yoğunu kulübüne harcayan, kapı kapı dolaşarak kaynak yaratmaya çalışan, en yakın dostlarının bile ihanetine uğrayan Erol Özışıkçılar’ın sağlığı bozulmaya başlamıştı…

Çok şey sığdırdığı kısacık yaşamında Kaf Sin Kaf’ı uğruna böbreklerinden olan Gazcı Erol, haftanın belirli günlerinde diyaliz makinasına bağlanıyordu… Hastaydı ama Karşıyaka’nın maçları olduğu gün her şeyini bırakıp sevdasının peşinde koşuyordu… 

Gazcı’nın Kaf Kaf’a Hazin Vedası!..

Hastalığı iyice artmıştı, 2 Aralık 1987 Çarşamba günü Kaf Sin Kaf erteleme maçında Ankara’da Gençlerbirliği ile karşılaşacaktı, Gazcı Erol’un mutlaka diyalize girmesi gerekiyordu, ailesinin bütün ısrarlarına rağmen diyalize girmedi Ankara’ya maça gitti… Karşıyaka karşılaşmayı 1-0 kaybetti, bu mağlubiyete çok üzülmüştü, yorgun argın Karşıyaka’sına geldi… Kader ağlarını örmeye başladı bu mert adam için, tedavisine geciktirmişti çünkü Ankara’daki maçtan 4 gün sonra 6 Aralık 1987’de 53 yaşında beyin kanamasından yaşama veda etti…

Karşıyaka sevgisini yüreğine kazıyan delikanlı, yiğit, mert, Kaf Sin Kaf’lı gözyaşları arasında 7 Aralık Pazartesi günü binlerce seveninin ellerinde son yolculuğuna uğurlandı… O şimdi can dostları Gode Cengiz, Ahmet Tuna ile Soğukkuyu’da koyun koyuna yatıyor… Bu büyük Karşıyakalı, Gazcı Erol, Erol Özışıkçılar, dünü yaşadı, bugünlere ve yarınlara örnektir yaşadıkları, Kaf Sin Kaf’ın onurlu tarihinde sadece iz bırakmakla kalmadı o, “adamlık” nasıl olurmuş onun dersini de verdi cümle aleme.

 

 

 BURÇİN ABLA

“Gazcı Erol’um Benim

 Erol Özışıkçılar’ın delicesine sevdiği biricik eşi Burçin Abla’yı 12 Temmuz 2013’te kaybetmiştik…  Burçin Abla ile ölmeden önce yaptığım söyleşideki duygu yüklü sözleri:  Erol’la, Karşıyaka’nın yeşil-kırmızılı formasını giydiği günlerde tanıştık… Bizimki yıldırım aşkıydı, çok mutlu bir evliliğimiz oldu… Birbirimize doyamadan genç yaşta bizlere veda etti… Karşıyaka’yı ve yeşil-kırmızılı formayı, canını verecek kadar seviyordu, gerçekten KSK sevdası yüzünden canını verdi… Başkanlığı döneminde hiç kimse Erol’a ekonomik olarak destek vermedi,  kendi çabalarıyla her şeyin üstesinden gelmeye çalıştı… Ama aklımıza hiç getirmeyeceğimiz dostlarımızın Erol’un yönetimine karşı olan davranışlarına çok üzülüyordu… Öyle bir dönem yaşadık ki kulübü tek başına yönetmeye çalıştı, kulübü için neredeyse bir servet kaybetti… Hiç unutmuyorum böyle sıkıntılı bir dönemde çiftliğimizi satmaya karar vermişti ama ömrü vefa etmedi… Sevgili eşimin Kaf Sin Kaf’a yaptıklarını, fedakârlıklarını bir başka yönetici yaptı mı bilmiyorum ama eşim, ailemize “Özışıkçılar” gibi tertemiz bir ismi miras bıraktı. Ona olan özlemimiz her geçen gün daha da artıyor ama yapacak bir şeyimiz yok Soğukkuyu’daki mezarında nurlar içerisinde uyusun”     

 

 

EKREM GÜÇSAV

Karşıyaka’nın Madalyasız Kahramanı Gazcı Erol!..

 Gazcı Erol, Karşıyaka’nın madalyasız kahramanıydı… Bileği, yüreği kuvvetli bir ağabeyimizdi. Kırdığı bir insanı on dakika geçmeden “Eşek Herif” diyerek boynuna sarılır, gönlünü alırdı…

1967-1968 sezonunda Kaf Sin Kaf günümüzdeki gibi çok zor günlerden geçiyordu… Erol Ağabey, yine imdada yetişti yönetim kurulunda görev yapan yönetici arkadaşlarının takımdaki futbolcuların birisini iş yerinde çalışıyor gibi göstertip maaşını ödemesini sağladı…

Bende antrenmanlardan arta kalan zamanlarda Erol Ağabey’in iş yerine gidiyor, oradan Akşam Ticaret Lisesinde okuyordum…

Futbolu bıraktıktan sonra 19 yıl Erol ağabeyin sahibi olduğu “Gökmen Petrol’de” 19 yıl çalıştım, hakkını asla unutamam… O kadar büyük bir vefa adamıydı ki, futbolu bırakan bütün Karşıyakalı futbolculara sahip çıkarak ekmek verdi… 1981’de Dünya rekoru kırılarak, Guinness Rekorlar kitabına giren Karşıyaka –Göztepe maçının Pertev Molay’la birlikte gizli kahramanı yine Erol Özışıkçılar’dı…

Onu ve onun gibi yürekli Karşıyakalı yöneticiler bir daha gelmez, Erol Ağabey’i her zamankinden daha çok özlüyoruz… Mekânı cennet olsun.