Karşıyaka Altay Dostluğu!..

Türkiye’de ilk defa futbolun oynandığı yer olan İzmir’de bu hafta çok önemli bir maç oynanacak…

Bu müsabaka Türkiye’nin ve İzmir’in en köklü spor kulüpleri olan KSK ve Altay arasında gerçekleşecek…

Ege’nin, İzmir’in ve hatta İstanbul dışında Anadolu’nun “İlk Türk Spor Kulübü” olan Karşıyaka Spor Kulübü eski takvime göre 1 Teşrin-i Sani (Kasım) 1328 (1912) tarihinde Zühtü (Işıl) Bey’in önderliğinde kurulmuştu…

Bu yalnızlık 1914 tarihinde Altay’ın kurulması ile bitecekti…

“Yeşil-Kırmızı”lı Kaf Sin Kaf ile “Siyah-Beyaz”lı Altay arasındaki ezeli rekabet 1914’ten bu yana devam ediyor…

*

Osmanlı Devleti’nin çöküşünün hızlandığı çeşitli sosyal, siyasal, ekonomik sorunlarla çalkalanan bir dönemde Rum, Levanten ve İngiliz ve İtalyanlar gibi yabancı egemenliğindeki İzmir sporunda kendilerine yer açan bu iki güzide Türk spor kulübü İttihat ve Terakki’nin de büyük katkıları ile spor ve özellikle futbol alanında varlıklarını tescillemişler ve mücadeleye başlamışlardı…

Bir süre işgal döneminde faaliyetlerini durdurmak zorunda kalsalar da 9 Eylül 1922, o kutlu gün, hem tüm milletin, hem bir kentin kurtuluşu olacaktı… Yeni tertemiz özgür bir döneme girilecekti. 9 Eylül aynı zamanda İzmir Türk sporunun da kurtuluşu olacaktı…

İzmir’in düşman işgalinden kurtarılmasından sonra ilk olarak İzmir’de canlandırılan kulüp Karşıyaka olmuştu ve ardından da “Paniyoniyoi” kulübünün terk ettiği şimdiki Alsancak Stadyumu’nda futbol faaliyetini kuran eski Altaylılar da toplanıp Altay’ı ihya etmeye karar vereceklerdi. Vaziyet Cemal Ahmer (Umar) Bey’in ifadesiyle “…yine az çok Karşıyaka-Altay rekabetiyle“sivrilecekti.

Yunan işgalinin sona erdiği ilk 9 Eylül’de (1923) Karşıyaka Gençlerbirliği’nin (KSK’nin) düzenlediği spor bayramı unutulmazdır… “Milli Bayram”ın önemli bir parçasıdır. Bu özel ve güzel günde İzmir milletvekilleri ve devletin ileri gelenleri İzmir’in Türk sporcularını yalnız bırakmamışlardır. Millet Meclisi adına gelen milletvekili heyetinde Saruhan ve İzmir milletvekilleri Vasıf ve Celal Beyler de hazır bulunmuşlardı. Bunun dışında önemli devlet büyükleri de törendedir: Vali Aziz Bey, İzzettin, Fahrettin ve Mürsel Paşalar...

Karşıyaka Gençlerbirliği’nin organize ettiği spor bayramında atletizm, voleybol ve futbol müsabakaları gerçekleştirilmiştir. Karşıyaka ve Altay maçı günün önem ve anlamının yüksek derecede oluşu ve kazanana verilecek olan kupanın etkisiyle atmosferi gerginleştirmişti, maç içinde istenmeyen olaylar gerçekleşse de Vasıf Bey’in araya girmesi ile olaylar tatlıya bağlanmıştı. Altay bu maçı 2-0 kazanmış ve kupanın sahibi olmuştu. Karşıyaka Gençlerbirliği’nin bu anlamlı spor şenliği tarihe bir gurur nişanesi olarak kaydedilmiştir…

*

KSK, 1925-1926 sezonunda İzmir’in güçlü takımlarından Altay’ı ve Altınordu’yu geçerek “İzmir Şampiyonu” olmuştur…

Altay İdman Yurdu tarafından ezeli rakip KSK’ye büyük bir nezaket göstergesi büyük bir incelik olarak ifade edebileceğimiz bir tebrik telgrafı gönderilmişti…

KSK de bu inceliğe karşı Altay’a bir teşekkür telgrafı gönderecekti.

Gazeteler ise bunu “Altay-Karşıyaka Samimiyeti” başlığı ile verecektir…

*

Samimiyetten söz ederken şunu da yazmamak olmaz…

Bir dönem Altay Başkanlığı da yapan “Atatürk’ün leblebilerini yürüten çocuk” diye tanınan Atatürk fotoğraflarına can veren ve Gazi Paşa hakkında pek çok eseer yazan Hanri Benazus bir süre önce Karşıyaka Spor Kulübü Tarih Kurulu’nun ziyaretine geldi ve “ben ne zaman istenirse yardım etmeye hazırım, Karşıyaka için Altay için İzmir için varım” diyerek paylaşımın iyice azaldığı bir dönemde bizi duygulandırdı…

Tarih Kurulu Başkanımız Ahmet Diker ve Hanri Benazus ile KSK tarihi kokan belleğimiz olan kupaların önünde bir hatıra fotoğrafı ile bu samimiyeti tarihe kaydettik…

*

Arada sırada sürtüşmeler dargınlıklar yaşansa da son dönemde KSK-Altay taraftarı arasında güzel bir samimiyet ve destek oluştu…

Bu samimiyet hiç bitmesin, bu rekabet her zaman sürsün…

“Bizans” kazanacağına “İzmir” kazansın.