Tanrı Dağlarının Eteğindeki Büyük Lider!..

Tanrıma şükürler olsun ki Dünya’nın en güzel şehri Karşıyaka’da yaşıyorum… Sanat ve spor sayesinde hemen hemen gitmediğim, gezmediğim yer kalmadı… Gitme şansını yakaladığım her yerden heybeme iyi veya kötü birçok anı doldurarak döndüm…

Güzel ülkemin sınırlarından çıktığım andan, geri döndüğüm son ana kadar gittiğim ülkenin büyük küçük fark etmez hangi şehrinde konaklıyorsam oradaki dostlara yönelttiğim ilk soru Cumhuriyetimizin kurucusu en büyük ve tek liderimiz “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün” adının sokak, park gibi yerlere verilip verilmediği veya büstünün olup olmadığı oluyor…

Şartlar ne olursa olsun, içsel dünyamda, her gün yüreğimde yaşattığım Gazi Paşa’mızın izini sürmek, adının geçtiği her yeri ziyaret etmek, keyif aldığım en büyük şey…

İşte, o günlerden birini geçen hafta yaşadım…

Yolum bu kez Kırgızistan Judo Federasyonu Başkanı Joldosbek’in davetlisi olarak “Gizemli Tanrı Dağları'nın” eteğinde yer alan başkent Bişkek’e düştü…    

Söylenceye göre; zirvesinde karı hiç eksik olmayan, ziyaretçisine güç ve umut aşılayan Tanrı Dağları'nın gizemi, Bişkek’i yazın aşırı sıcaktan, kışın ise aşırı ve dondurucu soğuktan koruyormuş…

Neyse, Bişkek Havalimanına ayak bastığım an -23 derecenin şokunu yaşadım… Tanrım nasıl bir soğuk, nasıl bir soğuk, anlatılması mümkün değil, meğer beterin beterini yaşayacakmışız da haberim yokmuş…

Bu arada ev sahibi Federasyon Başkanı Joldosbek’in kafilemize gösterdiği yakın ilgiyi anlatacak kelime bulamıyorum… Hele hele “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü” en az sizler kadar çok seviyoruz, onun “Kurtuluş Savaşı’nda” verdiği mücadeleyi asla unutmuyoruz, adının verildiği parkı ve büstünü gözümüz gibi bakıyoruz demesi bizler için dünyaya bedeldi…

Her şeyi bir yana bırakıp, bütün programların dışına çıkarak dereceler -26’yı gösterirken, sevgisini yüreğimize kazıdığımız Cumhuriyetimizin kurucusu “Gazi Mustafa Kemal Atatürk” adına yaptırılan büstü ve 74 hektarlık parkı gezmeye gittik… Yaşlı gözlerimizle Atamızı bağrımıza bastık, heykelini sevip sarmaladık…

Anıtın önünde bizleri Kırgızistan’a davet eden, dostluğun, kardeşliğin en güzelini yaşatan Kırgız Judo Federasyonu Başkanı Joldosbek’e, teşekkür etmeyi de ihmal etmedim...

Daha sonra, binlerce kilometre uzaklıktaki “Ata Yurdumuzda”, “Mustafa Kemal’in bir Askeri” olarak, günümüzde “Gazi Paşamızı, Atamızı” itibarsızlaştırmaya çalışan “şerefsizlere, şaklabanlara, haysiyetsizlere” ağzıma gelen bütün küfürleri ettim… 

Bendeniz, Murat Özel, Mesut Kapan, Murat Hepşendir ve sporcularımız ile Gizemli Tanrı Dağları'nın eteğindeki başkent Bişkek’te, çok özel günler geçirdik…

Bişkek’teki bu özel günleri bizlere yaşatmak için her türlü fedakârlıkta bulunan Kırgızistan Judo Federasyonu Başkanı kardeşimiz Joldosbek’i, Bişkek Belediyespor Kulübü Başkanı Yrysbek Maatkabylov’u, Federasyon Başkan Yardımcısı Abai Moldakan'a ve Azamat Aynemekeeb’e çok teşekkür ediyorum…

Ata yurdumuzdan at eti yiyerek, kısrak sütü içerek ve yeni dostlar edinerek, unutulması mümkün olmayan birçok anıyla döndüm, umuyorum ki aynı güzellikleri bir kez daha yaşarım…  

Ne mutlu bana Karşıyakalıyım…

Ne mutlu bana Mustafa Kemal’in Askeriyim…”