TORUNLARIMIZ BİZLERİN GÖRDÜĞÜ FUTBOLU KONUŞMAYACAK!..

Futbolun son yıllarda sadece bir hobi olmaktan çıkıp büyük bir endüstri haline gelmesi, herkesin malumu. Kulüplerin büyüklükleri artık sahip oldukları taraftar sayısının dışında maddi güçlerle ölçülür oldu. Biz de Ege Üniversitesi Sosyoloji bölümünden Doç. Dr. Ahmet Talimciler ile futbolun dünden bugüne nasıl evrim geçirdiğini konuştuk. Tabii ki geleceğini de…

Öncelikle futbol, bir spor mudur? Kendisine atfedilen değerler değiştiğinden bu yana Futbol, bir spor olmaktan çok bir iş alanına dönüştü. Bugün mahalle aralarında oynanan futbol bile bu yapıdan fazlasıyla etkilenmekte. Endüstriyel futbol denilen anlayışın etkisi en ücra yörelere kadar kendisini hissettiriyor. Futbolu artık ne bir oyun ne de spor olarak nitelendirebiliriz.

İlk dönemlerde kulüplerin sahipleri, oyuncuları tarafından amatör ruhla yapılan, taraftar açısından ise takımının tarihine, renklerine sevdalı olarak büyük bir özveriyle takip edilen futbolun, günümüzde kimlik değiştirerek endüstriye geçişini nasıl buluyorsunuz?

1980'li yılların tüm dünyada neo-liberal politikalar üzerinden oluşturduğu etkilerin spor alanındaki karşılığının futbol üzerinden gerçekleştirildiğini söyleyebiliriz. Başarı peşinde koşan büyük kitleler açısından futbol son derece işlevsel bir kimlik vaadinde bulunuyordu. Futbolun değişen yapısı ile birlikte önce stadyumlar ardından da taraftar profili üzerinde büyük dönüşümler yaşandı. Endüstriyelleşme süreci ile birlikte tüm Avrupa'da özellikle Şampiyonlar Ligi ölçeğinde düşündüğümüzde bir elin parmaklarını geçmeyecek takım arasında dönüp duran bir rekabet ile karşı karşıyayız. Buna karşın UEFA Avrupa Ligi'nde nispeten daha küçük bütçeli takımların iyi bir yönetim anlayışı ile başarılı olabilme şanslarının olduğunu Sevilla örneği ile fazlasıyla gördük.

Peki, ‘arsadan borsaya' geçiş nasıl gerçekleşti?

Bu geçiş süreci, önce İngiltere Premier Ligi'nde gerçekleşti. 1980'li yılların ortasında arka arkaya stadyum felaketleri ve holigan dehşeti ile sarsılan İngiltere, Taylor raporu ile birlikte futbol üzerinde bir hayli önemli değişikliklere imza attı. İngiltere'de başlayan dönüşümün hızla Avrupa'daki önde gelen futbol ülkelerinde karşılık bulduğunu ve bu süreçte borsaya açılan kulüp yapılarını gördük. Şampiyonlar Ligi, futbolun televizyona göre planlandığı ve bu doğrultuda futboldaki para miktarının her geçen yıl biraz daha yükseldiği bir platform olarak kendisini gösterdi. Bu arada, bütçe açıkları nedeniyle son derece kötü günler yaşayan kulüpler ve futbol üzerinden kendi gelirlerini aklamaya çalışan dolar milyarderleri de işin içerisine karışmaya başladı. Kaynağı belli olmayan paralar meselesinin üzerinden epeyce bir vakit geçtikten sonra Finansal Fair Play uygulamaları adı altında düzenlemelere gidildi.

GÜNÜMÜZDE FUTBOL, TAKIMI İÇİN DAHA FAZLA PARA VEREN MÜŞTERİYİ SEVİYOR

Beşiği İngiltere'de şekillenen futbolun tarihi apayrı bir yazı konusudur. Zira günümüzde dünya çapında 50 milyar Euro civarı bir endüstri haline gelen futbolun, mevcut durumunu ve gideceği yönü nasıl görüyorsunuz?

Dünün işçi sınıfı sporu olarak görülen futbol, günümüzde orta ve üst sınıfların eğlencesi konumuna yükselirken, stadyumlara yapılan müdahaleler sonrasında belki de gelecekte alt sosyal kesime mensup kitlelerin en alt düzeyde yer alacağı bir spora dönüşecektir. Bunun alt yapısına şimdiden, stadyumlar içinde lüks loca ve yeni mekânlarla başlandı. Alt sınıf mensupları tribünlerin kötü yerlerine gönderilirken hayatın zorlukları karşısında futbol maçları ve stadyumlar, şiddetin daha fazla yankılandığı yerler olarak karşımıza çıkıyor.

Günümüzdeki futbola, tuttuğu kulüp için daha fazla para verebilecek müşteri tipini seviyor diyebilir miyiz?

Bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Çünkü asıl istenen de zaten bu tip taraftar modelidir. Bütün düzenlemeler de bu kitleye göre biçimleniyor. Ancak ülkemiz açısından bu alanda kat etmemiz gereken bir hayli mesafe olduğunu, halen uygulanan cezai sistemlerin bu kitleye zarar verdiği gerçeğini de belirtmekte fayda var.

FUTBOL İLE TARAFTARLARIN BİRBİRİNDEN AYRI DÜŞMESİ FUTBOLUN KURTULUŞU OLABİLİR

‘Endüstriyel futbol' anlayışının paraya ve metaya odaklı yaklaşımına karşın, taraftarların dünyasında bu anlayış merkez de değil. Bu nedenle, gelecekte futbol ile taraftarı birbirinden ayrı düşünebilir miyiz?

Rakibe saygı göstermekten sürekli olarak bahsederken, bir taraftan da sürekli olarak rakiplerini aşağılayan bir yönetici tiplemesini yüceltiyoruz. Hiç kimsenin kendisinin dışındakilere saygısının olmadığı bir dünyada, futbol taraftarlığının da içinin boşaltıldığı gerçeğini kabul etmek istemiyoruz. Gelecekte futbol ile taraftarların birbirinden ayrı düşmesi belki de futbolun kurtuluşuna vesile olabilir, aksi takdirde futbol daha yavan ve sıkıcı bir görünüme bürünecektir.

Kocaman bir sektör haline gelen ve astronomik rakamlarla transferlerin gerçekleştiği ‘show-business' etiketini taşıyan futbol, profesyonelleşmiş ve şov endüstrisi olarak takdim ediliyor artık çağımızda…

Bütün bu büyük nitelemelere karşın futbolun klasik yapısı, halen bu sistemin daha fazla kâr getirmesinin önünde duran en önemli etken. Görselliğin bu kadar ön plana geçtiği bir dönemde hiçbir şey futbol kadar para etmiyor. Bunun bilincinde olanlar için, futbolun daha fazla medyatik hale getirilmesi kaçınılmaz bir zorunluluk haline geldi. Ayrıca, yeni dönemin futbolcularının popüler kültürün vazgeçilmez simaları olmaları ve futboldan kazandıklarından daha fazlasını reklamlar üzerinden kazanması bu anlamda önemli bir gelişmedir.

Futbol ne kadar endüstriyelleşse de kalbinde ‘duygusal' bağlılığı ve insan olmaktan gelen duyguları her zaman barındıracağı konusunda ne düşünüyorsunuz?

Bunu, düşünmenin ötesinde istiyorum. Ancak özellikle bilimsel teknolojilerde yaşanacak gelişmeler sonrasında futbolun yapısında da önemli değişiklikler meydana gelecek. Yine tekrar ediyorum; futbol içinde ‘özgürlük-adalet-eşitlik-barış-kardeşlik' gibi duyguları barındıran dünyanın en güzel oyunudur.

Siz, futbolun bir sonu olacağını düşünüyor musunuz?

Böyle giderse ileride torunlarımızın konuşacağı futbol, bizlerin gördüğü ve keyif aldığı futbol olmaktan çıkacak. Belki yine futbol adıyla anılacak ama bu adlandırmanın ötesinde her şey çok daha farklı bir biçimde gelişecek.

FEHMİ UR-Zaman Gazetesi

19 Haziran 2016, Pazar