Türk Bayrağını Yırtan Şerefsiz!..

Sadi Baba’nın Bu Sözlerini İyi Oku!

Cumhuriyetin ilanından sonra Karşıyaka’nın ilk belediye başkanı Fikri Altay’ın kayınbiraderi, Süreyya İplikçi'nin kardeşi, Kaf Sin Kaf’ın futbolcusu, ilk başkanlarından olan Kuruluş Savaşı’ndan sonra Kaf Sin Kaf’ın toparlanması ve yeşil sahalara dönmesi için mücadele eden, uzun süre kulübün başkanlığını yapan, Sadi İplikçi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün İzmir’in kurtuluşunun ilk gecesini ailesine ait İplikçizade Köşkü’nde nasıl geçirdiğini detaylarına inmeden kısaca şöyle anlattı:

".... Annemin kardeş çocuğu Fikri Altay, 5. Süvari Kolordusu Komutanı Fahrettin Altay Paşa’nın kardeşi olurdu.

Fahrettin Paşa, İzmir’in işgalinde Kral Konstantin'in zorla el koydurduğu Köşkü’müzün girişine yere serilen Türk Bayrağını çiğneyerek girmesini Atatürk'e anlatmış ve kurtuluşun ilk gecesini evimizde kalması için Yüce Gazi'yi davet etmiş.

Gazi Paşa bu daveti hiç tereddütsüz kabul etmiş…

Annem Fatma Hanım ile Postacıoğlu Ethem Bey'in hanımı Rahime Teyze kolları sıvamış. Evimizin içi, yatak odaları, yemek odaları ve salonlar tertemiz yapılıp süslenmiş.

Gazi'nin sofra adabı göz önüne alınarak, çeşitli mezeler, İzmir yemekleri hazırlanarak, ikramın tam olmasına çalışılmış. Ağabeyim Emin İplikçi kapı kapı dolaşarak levazım toplamış.

Bulgur, pirinç, şeker, un gibi birçok malzemeyi Muhittin İşçimenler'in babası Sadrettin İşçimenler'den temin etmişler. Hatta, kapalı olan bir içkili gazino açtırılarak, gerekli her şey sağlanmış.

Mustafa Kemal Atatürk, Fevzi Paşa, İsmet Paşa ve bazı üst kumandanlar, bizim Köşk’te kalacak, öteki misafirler hemen yanımızdaki Fikri Bey Köşkü'ne alınacaklardı.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, büyük bir tezahürat içinde evimizin önüne geldi ve Köşkün girişindeki mermerlerin üzerine serilen Yunan bayrağına basmayı reddederek, kaldırılmasını istedi ve içeriye öyle girdi.

Annem, bir ara Gazi Paşa’mızın önünde diz çöktü, Atina'da esir olan ağabeyimin ve arkadaşlarının kurtarılmasını ağlayarak rica etti.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, merak etmeyin "10 günde geri dönecekler" diye söz verdi ve İtalya Başkonsolosunu Köşk'e çağırttı. Konsolos Bey'e "Atina'da bulunan bu mümtaz kişiler, İtalyan himaye pasaportuna sahiptirler. Acele geri getirtin" diye buyruk verdi. İtalya bunun üzerine Yunanistan'a başvurdu ve gerçekten ağabeyim ve arkadaşları on gün içinde sapasağlam Atina'dan İzmir'e geldi.

Atatürk’ün bizim Köşk’te kaldığı akşam, büyük bir ziyafet verildi. Herkes kurtuluşun heyecanı ile sevinç içinde idi. Atatürk, o akşam ağabeyim Süreyya İplikçi'nin denize bakan odasında kaldı ve mışıl mışıl uyudu...”

Cumhuriyetimizin kurucusu, "Yurtta Sulh Cihanda Sulh" sözü ile dünyada barışın ne kadar önemli olduğunu vurgulayan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün armağanı, armamızda onurla taşıdığımız Yüce Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin şehit kanları ile sulanmış Türk bayrağına geçtiğimiz günlerde Yunanlı bir şerefsizin yaptığı çirkin, ırkçı ve faşist harekete karşı Atatürk’ümüzün Karşıyaka İplikçizade Köşkü’nde Yunan bayrağına gösterdiği asil tavır bu ve bunun gibi şerefsizlere ders olsun…   

Bundan 32 sene evvel 5 Şubat 1988’de aramızdan ayrılan bu büyük Karşıyakalı Sadi İplikçi, Kaf Sin Kaf’ın önemli simalarından birisiydi, bu vesile ile kendisini bir kez daha anmak istedim. Işıklar içinde uyu Sadi Baba…  

.