Söylemeden Duramam / 4

Hadiseyi bir toparlayalım!

Onlar, “öğretilmiş cehalet”in özneleri, zamirleri, nesneleriydiler. Eyleme dönüştüklerinde, ne haltlar işlediklerini, nelere mal olacaklarını, hangi pislik herzelere yol açtıklarını gördünüz. FETÖ uyuzluğu, bunun cümle müridi, şakirdi, el avuç açanı, kulu ve pulu ile en son örneğidir. FETÖ bunlara yalnızca bir örnektir ve şimdi illegal olmanın ceremesini çekmektedir, bedelini ödeyecektir ve ödemelidir.

FETÖ, FETÖlerden yalnızca biridir.

Çünkü bu alçaklar topluluğu, çağdaşlığa, demokrasiye, laikliğe, evrensel hukuka ve insan haklarına, yozluk ve yobazlığın ne belalar açılabileceğine, nasıl canına kast edeceğine 100–150 yıldır hazırlanmaktadır, örnek üstüne örnek vermektedir. Pir Sultan’dan ve Bedrettin’den başlayıp, her ilerici adımda kuduranlara ve cinayetler işleyenleri Sivas’la Maraş’la anımsatıp, Deniz Geçmiş’ten Uğur Mumcu’ya, Erdal Eren’den Turan Dursun’a bunların elinde ecelsiz ölen nicesini anımsatalım mı?

Ama bu mide bulandırıcı katiller sürüsünün kendisini böylesine ele vermesi, işin kanla ölümle ayyuka çıkması, “bu ne yaman çelişkidir” ki, bir fraksiyon didişmesi ve çekişmesi sonucu olmuştur!

Yineleyelim, FETÖ, FETÖ’lerden yalnızca biridir!

Adı FETÖ ile anılmıyor, şimdilik yalnızca “FETÖ-dışı” olmanın rantını ve keyfini sürüyor diye, bizim yoz, yobaz, faşist, Türkiye Cumhuriyeti ve aydınlanma düşmanlığını gizli-açık beyan eden salakları görmediğimiz, aynı kanalizasyonun yolcusu saymadığımız, hele ki aynı sofrayı buluştuğumuz ve benzer değerleri savunduğumuz sanılmasın! Aynı çöplükten tıkınan, def-i hacetini aynı çanağa eyleyen, fikri ve vicdanı aynı kubura gömen, gerici bir güruhtan söz ediyoruz!

O yüzden bizim kerterizlerimiz, demokrasidir, hukuktur, laikliktir, çağdaşlıktır ve bunların hayatla sınanacak karşılıklarıdır.

Yobazlara ve hıyarım diyen her kese tuzlukla koşup, sonradan ah vah edenlere anımsatırız!

Haydi, onlar bu kardeşlikten, yardım ve yataklık suçundan, paydaşlık ve ortaklıktan nasıl sıyırırım diye bin katakulli çevirip, işi cinlere sardırıp, ikballerini “Kandırıldım, iğfal edilip kirletildim, yalanlarla perişan edildim, ahmağım salağım, affet beni ey Allahım!” ayaklarıyla kurtarmaya çalışırlar.

Ya siz?

Efendiler, eğer bu pisiliklere bulaşmamışsanız, yetmez ama evet esrikliğinde boğulup gitmemişseniz… Sizin bir ülkeniz, ülkenizin de size bahşettiklerinin karşılığında istediği tek şey var: çağdaş, demokratik, laik ve hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyet’i!

Bunu bilmek, bunu dillendirmek, bir teklif ve temenniye dönüştürmek bu kadar mı zor?